Op. Dr. Fakıoğlu, sunumunda meme kanserinin dünya genelinde yaygın görülen bir hastalık olduğunu belirterek, her 8 kadından birinin yaşamı boyunca bu riskle karşı karşıya kalabildiğini ifade etti. Her yıl milyonlarca yeni vakanın tespit edildiğini söyleyen Fakıoğlu, erken tanının hem yaşam süresini hem de tedavi başarısını önemli ölçüde artırdığını kaydetti.
Meme kanserinde risk faktörlerine de değinen Fakıoğlu; yaş, genetik yatkınlık (BRCA1 ve BRCA2 mutasyonları), hormonal etkenler ve yaşam tarzının hastalığın oluşumunda etkili olduğunu belirtti. Obezite, hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, sigara ve alkol kullanımının riskleri artırdığına dikkat çekti.
Sağlıklı yaşam alışkanlıklarının önemine de vurgu yapan Fakıoğlu, dengeli beslenme, düzenli egzersiz, sigaradan uzak durma ve stres yönetiminin koruyucu etkisine işaret etti.
Erken teşhisin yalnızca yaşam süresini uzatmadığını, aynı zamanda daha az agresif tedavi yöntemlerine imkan sağladığını belirten Fakıoğlu, kadınların düzenli olarak kendi kendine meme muayenesi yapması ve mamografi taramalarını ihmal etmemesi gerektiğini söyledi.
Tıptaki gelişmelere de değinen Fakıoğlu, hedefe yönelik ilaçlar ve kişiselleştirilmiş tedavi yöntemlerinin başarı oranlarını artırdığını ifade etti. Tedavi sürecinde psikolojik desteğin önemine de dikkat çekerek, “Duygusal iyilik hali iyileşme sürecinin önemli bir parçasıdır” dedi.
