Kamuoyunda yer alan haberlerin ardından Sadettin Saran yazılı bir açıklama yaparak iddiaları reddetti. Saran, söz konusu maddeyi hayatı boyunca kullanmadığını, hatta yakından dahi görmediğini ifade etti. Açıklamasında, iddiaların kişilik haklarını ve itibarını hedef alan bir karalama kampanyası olduğunu savunan Saran, temsil ettiği kurumların da yıpratılmak istendiğini öne sürdü.
Saran, yeniden numune vermeye hazır olduğunu, Adli Tıp Kurumu nezdinde testin tekrar edilmesini savcılıktan resmi olarak talep edeceklerini bildirdi. Ayrıca, uluslararası yeterliliğe sahip bağımsız kuruluşlarda tüm testlerin yaptırılacağını ve sonuçların kamuoyuyla paylaşılacağını duyurdu.
Açıklamada, dosyada gizlilik kararı bulunduğu belirtilmesine rağmen, iddia edilen test sonucunun eş zamanlı ve koordineli biçimde bazı mecralarda yayımlanmasının da ayrıca değerlendirilmesi gereken ciddi bir durum olduğu vurgulandı.
Saran, sürecin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde adil ve şeffaf biçimde sonuçlanacağına olan inancını dile getirerek, gerçeğin bilimsel yöntemlerle ve evrensel standartlara uygun şekilde ortaya konulmasından çekincesi olmadığını kaydetti.
